Avrupa’da derinleşen enerji krizi ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltma çabaları, ısı pompası teknolojisine olan talebi büyük ölçüde artırdı. Avrupa Isı Pompası Birliği (EHPA) tarafından yayımlanan son verilere göre, kıta genelinde kurulu ısı pompası sayısı 28 milyonu aşarak tarihsel bir rekora ulaştı. 2024 yılına ait geçici durgunluğu, azalan üretim maliyetleri ve geniş kapsamlı devlet teşvikleri sayesinde atlatmayı başaran sektör, 2025 itibarıyla yüzde 10,3 oranında güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı.
Bu dönüşümün en belirgin şekilde hissedildiği ülke Almanya oldu. Geleneksel ısınma yöntemlerinin terk edilmeye başlandığı bu ülkede, geçen yıl devreye alınan yeni sistemlerin yüzde 48’i ısı pompaları ile sağlandı ve bu alanda liderliği elde etti. Gaz kazanları ise ilk kez yüzde 44 seviyesine düşerek ikincil konuma geçti. Enerji uzmanları, bu değişimin Almanya’nın küresel enerji piyasasındaki fiyat dalgalanmalarına karşı ekonomik bir savunma hattı oluşturduğunu belirtiyor.
Önceleri ısı pompalarının soğuk kış şartlarındaki performansına dair bazı endişeler bulunuyordu; ancak İskandinav ülkelerinin elde ettiği olumlu sonuçlar, bu kaygıları geçersiz kıldı. Norveç, Finlandiya ve İsveç, her bin hane başına düşen 500’ü aşkın üniteyle bu alandaki küresel liderliklerini pekiştirdi.
Bu süreçteki en önemli itici güçlerden biri, hükümetlerin kararlılıkla uyguladığı stratejik hibe ve vergi düzenlemeleri oldu. Birleşik Krallık, hane başına sağladığı 7 bin 500 sterlinlik nakit destekle satış hacmini yüzde 27 oranında artırdı. Belçika da fosil yakıtlı sistemlere uyguladığı yasal sınırlamalar ve KDV indirimleriyle pazar payını genişletmeye devam ediyor. Fransa, her bin hane başına düşen 216 ünite ile istikrarlı bir tablo çizerken, İtalya ve İsviçre de geliştirdikleri teşvik modelleriyle sürece önemli katkılar sağladı.
Sonuç olarak, karbon nötr hedefleri doğrultusunda şekillenen bu teknolojik dönüşüm, Avrupa’nın enerji bağımsızlığı hedefinin en somut ve stratejik bileşeni haline geldi.