Türkiye Maden İşçileri Sendikası, 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma faciasını, kabirleri başında dualarla andı. Sendika yöneticileri, anma etkinliği sırasında şehit madencilerin mezarlarına karanfil bırakarak ailelerin acısını paylaştı. Rıza Sal, sendika adına yaptığı açıklamada, iş güvenliği ve denetimlerin önemine vurgu yaptı.
Bu yıl, Türkiye’yi derin bir üzüntüye boğan maden kazasının 12. yıl dönümünde, Türkiye Maden İşçileri Sendikası heyeti, Soma Maden Şehitliği’ni ziyaret etti. Anma programına, sendika genel mali sekreteri Zekeriya Aydın, Ege Bölgesi Şubesi Başkanı Cumhur Yılmaz, Ege 1 Nolu Şube Başkanı Rıza Sal, Soma Şube Başkanı Ali Uzun, Türkiye Maden İş Sendikası 2 Nolu Şube Başkanı Murat Çolak ve birçok madenci katıldı. Şehit madencilerin kabirleri başında Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.
Konuşma yapan Rıza Sal, facianın hala taze bir yara olduğunu ve adaletin ailelerin acısını hafifletmediğini belirtti. Sal, şunları ifade etti: “Soma, kömür karasıyla kaplanmış bir gün olarak hafızamızda yer aldı. Biz, her gün işimize giderken çocuklarımızla helalleşen madencileriz. O günden sonra yaşanan davalarda ailelerin çığlıkları hala kulaklarımızda. Adalet, yürekleri teselli etmedi. Maden işçiliğinde ‘geçmiş olsun’ düzeni vardır ama 2014’teki kaza bizim için hala geçmemiştir. Yüreğimiz, hep bir ateş koru gibi yanıyor. Bu kazadan sonra maalesef gerekli dersleri almadık. 2014’ten sonraki Ermenek, İliç ve Amasra kazaları, ailelere yeniden ateş düşürdü. İstatistiklere göre, ülkemizde yılda 2 binden fazla kişi iş kazalarında hayatını kaybediyor. İş sağlığı ve güvenliği, bir lütuf değil, bir insan hakkıdır.”
Sal, iş güvenliğinin önemine de dikkat çekerek, “Soma’daki maden kazası bir sistem sorunudur; bu sistemin sorgulanması gerekiyor. Sendikal haklar, maaşlar ve iş güvencesizliği gibi sorunlar iş güvenliğini tehdit ediyor. İşçiler, zaten geçim derdindeyken, işverenlerin bu konudaki motivasyonu ne olacaktır? Denetimlerin yapılmadığı her alan, bir potansiyel facia kaynağıdır. Biz, maaşlarımızı alabilmek için her ay mücadele vermek zorunda kalmamalıyız. Sadece maden şehitleri değil, sanayi ve tarımda da her gün farklı evlere ateş düşmektedir. İş güvenliği mevzuatının güçlü bir şekilde uygulanmasını talep ediyoruz. İnsan hayatından değerli hiçbir şey yoktur. Öncelikle can gelir. 301 madenci şehidimiz ve tüm iş cinayetlerinde hayatını kaybeden emekçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.”